Osmanlı'da Hukuk Sistemi
14 Ağustos 2008 13:46 | cowmaster06 | 1 yorum
| etiket:
fetva, kadılık, kahire, kudus, medine, mekke, şam
Osmanli hukuk sistemi, Anadolu Selçuklu hukuk sisteminden örnek alınmıştır. Osmanlı hukukunun temelini Islam hukuku (şer'i hukuk) ve örfi hukuk oluşturmaktadır.
Şer'i hukukun esası, Kur'anıkerim ve hadis hükümleridir. Bu hükümler, İslam hukukunun değişmez kurallarıydı. Şer'i hukuk sadece Müslümanlara uygulanırdı. Müslüman olmayan halk kendi dini kurumlarınca yargilanırdı. Bu uygulama kapitülasyonların da özünü oluşturmuş ve devletin son dönemlerine kadar devam etmiştir. Gayrimüslim halka tanınan ticari ve hukuki ayncalıklar, onların bağımsızlıklarını kazanmalarında etkili olmuştur.
Örfi hukuk ise şer'i hukuka ters düşmemek kaydıyla padişahın koyduğu kanun, kanunname ve ferman gibi kurallardı. Padişahın koyduğu bu kurallar örf (töre)e uygun olurdu. Örfi konulardaki kurallar padişahın ağzından yazılır ve bunlara ferman denirdi. Fermanlar devlet hayatını ve sosyal hayatı düzenlerdi. Bu kurallar yazılı olarak saklanır ve gerektiğinde tekrar yorumlanabilirdi. Osmanlılarda ilk kanunname Fatih Sultan Mehmet tarafindan Kanunname-i Ali Osman adıyla düzenlenmişti.
Adalet işlerinin divandaki temsilcisi kazaskerdi. İtiraz halinde, davalar divanda yeniden görüşülürdü. Kazasker; kadıların, müftülerin ve müderrislerin tayin ve nakil işlerini de düzenlerdi.
Devletin bir memuru olan şeyhülislam, din alimlerinin başkanı sayılırdı. Yargılama yetkisi yoktu. Seyhülislam, devlet işlerinin ve alınan kararların islam hukukuna uygun olup olmadığı konusunda görüş bildirme yetkisini kullanırdı. Buna fetva denirdi.
Osmanlı devletinde adalet işlerine kadılar bakardı. Padişah, şer'i konularda kadının kararlarına müdahale edemezdi. Kadının verdiği kararlar kesindi.
Osmanlı Devleti'nde kadi, kaza ve sancaklarda mahkemelerin başkanı idi. Şer'i davaların yanı sıra örfi davalara da bakardı. Kadılar bulundukları yerin asayişi, vakifların denetlenmesi, vergilerin toplanarak hazineye aktarılması ve belediye hizmetleri gibi görevleri yürütürlerdi. Kadı İslam hukukunu uygular, kişiler arasındaki anlaşmazlikları çözümlerdi. Miras, ticaret ve nikah işlemlerini karara bağlardı. Kadılar bu gorevlerini yürütürken subaşi, böcekbaşı, çöplük subaşısı gibi yardimcilarından yararlanırdı. Mahkeme katipleri ile ehli vukuf (bilir kişi) adı verilen jüri üyeleri kadıların mahkemelerde yardımcılarıydı. Naibler nahiyelerde kadıların vekilleri idi. Osmanlı mahkemelerinde verilen kararlar, şer’iyye sicilleri denilen defterlere yazılırdı.
Devirlere gore kadıların görev süresi, on sekiz ay ile üç yıl arasında değişirdi. Bunda amaç, terfilerinin tıkanmaması ve halk ile fazla
kaynaşmamaları idi.
İstanbul kadılığı kadılıktaki en yüksek rütbeydi. Ayrıca Mekke, Medine, Kudus, Kahire ve Sam kadılıkları da üst derecede kadılıklardı. Osmanlı Devleti'nde hukuk alanında en önemli şahsiyetler aynı zamanda şeyhülislam olan Zembilli Ali Cemali Efendi, ibn-i Kemal ve Ebussuud Efendidir.
