İstanbul'un Fethi ( 1453 )
İstanbul’un fethinden önce Trabzon’da Trabzon İmparatorluğu ; Kastamonu ve Sinop’ta Candaroğulları Beyliği bulunuyordu. Konya , Karaman , Aksaray , Ermenek ve çevresinde Karamanoğulları ; Elbistan ve Maraş çevresinde Dulkadiroğulları ; Adana ve Tarsus çevresinde de Ramazanoğulları beylikleri vardı. Bu beyliklerden Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları , Memluklerin egemenliği altındaydı. İran , Irak , Horasan , Azerbaycan ve Anadolu’nun bir bölümünde Karakoyunlu ile Akkoyunlu devleti egemendi.
Balkanlarda Bosna Krallığı , Sırp , Eflak ve Boğdan prenslikleri ile Arnavutluk bulunuyordu. Bunlardan Sırp ve Eflak prenslikleri Osmanlı egemenliği altındaydı.
Osmanlı Kıyılarına yakın adalarda Limni , Midilli, Semadirek , Taşoz ve Sakız adaları, Cenevizlilerin elindeydi. Ayrıca Cenevizliler Karadeniz kıyılarında da sömürgelere sahipti.
Osmanlı Devleti , İstanbul’un fethi öncesi Anadolu’nun ve Balkanların içinde bulunduğu siyasi durumdan yararlandı. Anadolu’da Karamanoğulları , egemenliğini kabul ettirdi. Memluk devleti ile iyi ilişkiler kurdu. İtalya’daki Venedik , Napoli ve Sicilya devletlerinin çekişmelerinden faydalandı. Venedik ve Cenevizlilere ticari kolaylıklar sağlandı.
Fethi gerektiren nedenler:
- Osmanlı Devleti’nin Rumeli ve Anadolu’daki topraklarını birleştirme düşüncesi.
- Bizans’ın Avrupa’yı Türklere karşı her fırsatta kışkırtması ve Osmanlılar üzerine Haçlı seferlerinin düzenlenmesini teşvik etmesi.
- Bizans’ın , Anadolu beylerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtması ve Osmanlı şehzadelerinin isyan çıkarmasına neden olması.
- Osmanlıların Anadolu’dan Rumeli’ye kuvvet göndermesine Bizans’ın engel olması.
- İstanbul’un alınmasıyla kara ve deniz ticaret yollarının denetim altına alınmak istemesi.
Osmanlı Devleti’nin fetih için yaptığı hazırlıklar:
- Bizans’a deniz yoluyla gelebilecek yardımları önlemek amacıyla Anadolu Hisarı’nın karşısına “ Boğazkesen “ adı verilen Rumeli hisarı yapıldı.
- Bizans’ın , İstanbul dışındaki toprakları alınarak ( Vize ve Silivri Kaleleri ) batı ile bağlantısı kesildi.
- Surları aşmak için yürüyen tekerlekli kuleler yapıldı.
- Kuşatmayı denizden desteklemek üzere 400 gemiden oluşan donanma hazırlandı. Bu gemilere toplar yerleştirildi.
- Saruca , Müslihüddin ve Macar Urban gibi top ustalarının önerileri üzerine Edirne’de büyük toplar döküldü ( bu topların en büyüğüne şahi denir )
- Avrupa’dan gelecek saldırılara karşı Mora ve Balkanlara kuvvet gönderildi.
Bizans’ın hazırlıkları:
- İmparator 11. Konstantin , Katolik ve Ortodoks kiliselerini birleştirme gayreti içindeydi. Böylece papanın yardımıyla Avrupa devletlerinin desteğini sağlamayı düşünüyordu. Ancak halk aynı görüşte değildi. Bizans Dukası Naturas “ İstanbul’da Latin külahı görmektense , Türk sarığı görmeyi tercih ederim “ diyordu.
- İmparator , Haliç’in girişini kalın zincirlerle ve eski gemilerle kapattırdı.
- Halkı silahlandırıp , surları tamir ettirdi.
- Grejuva ( Rum Ateşi ) denilen bir silah geliştirdi.
Fethin Gerçekleşmesi
2. Mehmet , hazırlıklarını tamamlayıp ordusuyla Edirne’den hareket etti. 5 Nisan 1453’te İstanbul önlerine geldi. “ Otağ-ı Hümayun “ u Edirnekapı ile Topkapı karşısına kurdurdu. 2. Mehmet kuşatmayı tamamladıktan sonra şehrin kendisine teslim edilmesi için imparatora elçi gönderdi. Bu teklifin reddedilmesi üzerine 6 Nisanda Türk toplarının ateşiyle fetih hareketi başladı. Donanma da deniz tarafından saldırıya geçti. Avrupalılar haberi duyunca paniğe kapıldılar. Bizans’a yardım amacıyla papa tarafından gönderilen üç Ceneviz ve bir Rum gemisi Osmanlı donanmasını yararak Haliç’e girdi.
Bu olaylardan sonra 2. Mehmet 21 Nisanı 22 Nisana bağlayan gece , yetmiş iki parça gemiyi karadan kızaklarla çektirip Haliç’teki Kasımpaşa Limanı’na indirdi. Böylelikle İstanbul’a haliç surları tarafından da hücum imkanı doğdu. Edirnekapı ile Topkapı arasında yoğun top atışları sonucu surlarda büyük gedikler açıldı. Buna rağmen imparator , padişahın ikinci teslim teklifini de kabul etmedi. İstanbul elli üç gün devam eden kışatma sonucu Türklerin eline geçti ( 29 Mayıs 1453 )
Surların yıkılıp askerlerin şehre girmesinden sonra halk kaçarak Ayasofya’ya sığındı. Topkapı’dan şehre giren 2. Mehmet , Ayasofya’ya gelerek papazların en kıdemlisine “ sana ve arkadaşlarına ve halka söylüyorum ki bugünden itibaren artık ne hayatınız ve ne de hürriyetiniz konusunda benim gazabımdan korkmayınız “ diyerek öncelikle halkın mal ve can güvenliğinin sağlanmasına önem verdi. Hıristiyan halkın desteğini sağladı diğer yandan da Ortadoksların Katoliklerle birleşmesini önledi.
Fatih Sultan Mehmet’in bundan sonraki amacı İstanbul’u yeniden imar etmek , şehrin nüfusunu arttırmak ve ekonomisini canlandırmaktı. Bunun için İstanbul’un bozulan su şebekesini , kaldırımlarını ve kanalizasyonlarını tamir ettirdi. Hamamlar , fırınlar , boyahaneler , bedestenler , değirmenler ve imarethaneler yaptırdı. Dinleri ne olursa olsun Osmanlı yönetimini tanıdıkları ve vergi verdikleri takdirde şehir halkının can ve mallarını korunacağını belirten bildirleri dağıttırdı. İstanbul’a Rumeli ve Anadolu’dan göçmenler ile tüccar ve zanaatkarlar getirtti.
İstanbul’un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları ( Önemi ):
- Bizans İmparatorluğu sona erdi.
- Ortadokslar Osmanlı himayesine alınarak onların din ve vicdan özgürlüğü sağlandı.
- Büyük topların surları yıktığı görüldü ve topun savaşlardaki önemi arttı. Bu durum Avrupa’daki feodalite rejiminin yıkılarak yerine mutlak krallıkların kurulmasında etkili oldu.
- İstanbul’un fethi , Orta Çağın sonu ve Yeni Çağın başlangıcı olarak kabul edildi.
İstanbul’un Fethinin Türk Tarihi Açısından Sonuçları ( Önemi ):
- 2. Mehmet, fatih unvanı aldı
- Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki ve Anadolu’daki toprakları arasında bütünlük sağlandı.
- Karadeniz ile Akdeniz arasındaki ticaret yolunun denetimi , Türklerin eline geçti.
- İstanbul başkent yapıldı.
- Osmanlı Devleti’nde Kuruluş Devri sona ererek Yükselme Devri başladı
- Osmanlıların İslam dünyasında saygınlığı arttı.
