Varna Savaşı ( 1444 )
Çocuk yaştaki şehzadenin tahta çıkmasını bir fırsat olarak değerlendiren papa , Segedin Antlaşması'nın kabul edilmeyeceğini bildirdi. Bunun üzerine Macar Kralı Ladislas önderliğinde bir Haçlı Ordusu oluşturuldu. Bu ordu Tuna'yı geçerek Balkanlardaki Osmanlı topraklarını istila etti. Venedik gemileri de Türklerin denizden geçişine engel olmak için Çanakkale Boğazı'nı kapattı. Haçlıların sınırı geçip Varna önlerine gelmesi üzerine Veziriazam Çandarlı Halil Paşa ve devletin ileri gelenleri Sultan Murat'ın tekrar tahat geçmesini istediler.
Padişah 2. Mehmet , babasına " Eğer padişah sizseniz , böyle kötü bir zamanda başta bulunmanız gerekir. Padişah ben isem size emrediyorum. Ordunun başına geçiniz!" diye bir mektup yazdı.
Devlet ileri gelenlerinin çağrıları üzerine 2. Murat Edirne'ye gelerek ordunun başına geçti. Ordusuyla Varna önlerine geldi . Varna Savaşı'nda başlangıçta haçlılar üstünlük sağladı. Ancak Macar kralının ölmesi , Haçlı ordusunda paniğe yol açtı. Hunyadi Yanoş , Haçlı ordusunu toplamaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Türk kuvvetlerinin karşı saldırısıyla Osmanlılar kazandı.
Viyana Kuşatması ( 1529 )
Sonluk Kalesi'nin Fethi
Palast ovasında düşman kuvvetlerini bozguna uğratan Ali Paşa ile Temeşvar'ı fethedn vezir Ahmed Paşa ,Sonluk kalesi üzerine yönelerek kale önünde birleştiler.Müstahkem surlarla çevrilmiş olan bu kale içinde yeterince savunma kuvveti ve uzun süre yetecek erzak bulunmasına rağmen,gözü korkan kale kumandanı fırsat buldukça kaçan askerleinin arasına karışıp kaçmak isterken yakalanmış,kale de bu suretle fethedilmiş oldu.
Sonluk'un düşmesinden hemen sonra Hadım Ali Paşa,vezir Ahmed Paşa'yı Eğri kuşatması için ikna etti.Bunun üzerine Eğri kuşatıldı.Ancak işler ümid edildiği gibi gelişmedi.Kaledeki kuvvetlerin başındaki kumandanlar cesur ve tecrübeli ,işbilir kimselerdi.Şehir halkı da canla başla kaleyi savunuyordu.Çarpışmalar 40 gün kadr sürmedine rağmen kale düşürülemedi.Kalenin fethini kolay göstererek Osmanlı Devleti'ni başarısızlığa sürükleyen Hadım Ali Paşa bir süre sonra azledilerek yerine Toygun Paşa Budin beylerbeyi oldu.Eğri kalesi ,Kanuni devrinde kuşatılıp da alınamayan 3 kaleden biridir.Diğerleri Viyana ve Malta kaleleridir.
Kara Ahmed Paşa'nın Erdel Harekatıyla Görevlendirilmesi
Sokullu Mehmed Paşa'nın başarısızlıkla sonuçlanan Temeşvar kuşatmasının ertesi senesi,Erdel harekatına ikinci vezir Kara Ahmed Paşa tayin edildi,Sokullu da onun maiyyetine verildi.22 Nisan 1522'de Edirne'den hareket eden Kara Ahmed Paşa ,Belgrad 'da Sokullu'nun kuvvetleriyle birleşerek Erdel'e girdi.hedf, geçen sen alınamayan Temeşvar kalesi idi.Osmanlı ordusu 27 Haziran'da Temeşvar önlerine gelerek kuşatmayı başlattı.Çok şiddetli çarpışmalar meydana geldi.Bu arada Osmanlı kuvvetlerini arkadan vurmak veya kaledekilere zahire yardımı yapmak isteyen Tot Mihal bozguna uğratıldı,askerlerin çoğu kılıçtan geçirilirken kendi canını zor kurtarabildi,oğlu da esir edildi.Temeşvar kalesi şiddetle direnmeye devam edrken en önemli istihkamlarından Su Kulesi ele geçirildi.Bunun üzerine kale komutanı vire ile teslim oldu.Vire ile çıkan kaleyi savunan askerler bir yeniçerinin lafla sataşmasına silahla karşılık verince vire şartları bozuldu ve çoğu kılıçtan geçirildi.bu bir bakıma bir sene önce Lipva kalesinden vire ile çıkan Ulama Paşa'nın başına gelenlerin intikamı mahiyetindedi.
Bu çok önemli stratejik kale düşürülünce,çevredeki irili ufaklı pek çok kale de savaşmadan teslim oldu.Böylece Banat denilen bölge tamamen Osmanlı Devleti'nin eline geçmiş oldu.Banat bir beylerbeyilik haline getirilerek merkezi Temeşvar yapıldı.
Temeşvar kuşatması sürerken Budun beylerbeyi Hadım Ali Paşa da askeri harekatta bulunmuş ,Dregalya ve Şeçen 'i zaptetmişti.Ali Paşa aynı zamanda Palast ovasında 7,000 kişilk bir Avusturya birliğiyle çarpışmış ,onları bozguna uğratarak büyük bir kısmını esir etmişti
Osmanlı Memluk İlişkileri
Hint Seferlerinin Sonuçları
Ümit Burnu 'nu dolaşarak Hindistan'a yeni bir bulan Portekiz,Müslümanların kontrolünde olmayan bu yeni yol sayesinde Uzakdoğu deniz ticaretini ele geçirmiş ,bu sayede oldukça zenginleşmişti.İlk zamanlarda ,Portekizliler'in Hind ve Umman Denizi'ndeki faaliyetlerinden men edecek güçlü bir İslam devleti ortada yoktu.Mevcut devletlerin çoğu çöküş halinde,teknolojik yeniliklerden habersiz,kendi kısır iç çekişmeleriyle uğraşan,hatta bunun için zaman zaman Portekiz'e imtiyazlar bile veren hükümetçiklerdi.Bu denizlerde estirdiği terörle Müslüman deniz ticaretini durma noktasına getiren Portekz'i denizde etkisiz hale getirecek bir donanmaya sahip hiç bir devlet yoktu.Bölgede en güçlü devlet olan Bölgede en güçlü devlet olan Memlukler zaman zaman Osmanlılar'ın da yardımını alarak bir donanma oluşturma girşiminde bulundularsa da ,pek kayda değer bir başarı elde edemediler.
Nihayet Yavuz Sultan Selim zamanında bu ülkenin ve nüfuzu altındaki hükümetlerin Osmanlı Devleti'ne bağlanması Osmanlılar'ı bir anda Portekiz'le karşı karşıya getirdi .Hind ve Umman Denizlerinin Müslüman tüccarları ve bölgedeki büyün MÜslüman yönetimler Osmanlılar'la büyük ve güvenilir bir koruyucu buldular.Bu,İslam ülkeleri vasıttasıyla yapılan deniz ticareitni yeniden canlandırdı.Portekiz'in deniz ticareti bundan büyük bir darbe yedi ve geriledi
Yıldırım Bayezit döneminde Anadolu'daki faaliyetler
Yıldırım Bayezit döneminde Anadolu'daki faaliyetler
Osmanlı Devleti'nde meydana gelen hükümdar değişikliği, Karamanoğullarının da teşviki ile Saruhan, Aydın, Menteşe, Germiyan ve Hamitoğullan beyliklerinin aralarında anlaşarak Osmanlılara karşı düşmanca tavır almalarına yol açtı.
Niğbolu zaferi, Anadolu'da halkın Osmanlılara sempatiyle bakmasını sağladı. Bunu iyi değerlendiren Yıldırım Bayezit, Rumeli'den topladığı kuvvetlerle Anadolu beylikleri üzerine yürüdü. Önce Kastamonu'yu alarak Sinop dışında Candaroğullan Beyliği'ni Osmanlı topraklarına kattı. Daha sonra Alaşehir ve Saruhan'ı alarak Aydınoğulları'na ve Saruhanoğulları Beyliği'ne son verdi. Antalya'yı alarak Hamitoğulları Beyilği'nin Tekeoğulları kolunu egemenliği altına aldı. Germiyanoğulları Beyliği'nin topraklarını alarak Kütahya merkez olmak üzere idari bir birim olan "Anadolu Beylerbeyliği"ni kurdu. Bu beyliklerin alınmasından sonra Gelibolu'da tersane kurularak donanma oluşturuldu.
Sultan I. Bayezit, kendisine karşı kurulan ittifakın teşvikçisi olan Karamanoğulları Beyliği üzerine yürüdü. Konya'ya kadar ilerleyip şehri kuşattı. Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey, Kadi Burhaneddin'den ve Candaroğullanndan beklediği yardımı alamayınca Bayezit'e barış teklif etti. Rumeli'deki sinirlarınıda güvence altına alan Bayezit, Karamanoğullarıyla barış yaptı. Af dileyen Alaeddin Ali Bey, beyliğinin başında bırakıldı. Sultan 1. Bayezit'ın Rumeli'ye dönmesi üzerine Karamanoğulları harekete geçerek Ankara'yi aldılar. Sultan Bayezit, büyük bir orduyla Karaman Seferi'ne çıktı. Alaeddin Ali Bey, Konya Ovası'nda Osmanlılara yenildi. Konya halkı, şehri Bayezit'e teslim etti. Alaeddin Ali Bey yakalanıp öldürüldü. Bu sefer sonunda Karaman, Niğde ve Aksaray ele geçirildi (1397).
Anadolu Türk birliği yolunda tek engel olarak Kadı Burhaneddin Devleti (1381-1398) kalmıştı. Yıldırım Bayezit yeni bir Anadolu seferine çıkarak Kadı Burhaneddin Devleti'nin elindeki Samsun'u aldı (1398). Sınırlarını Trabzon İmparatorluğu'na kadar genişletti. Kadı Burhaneddin'in ölümü ile oğulları, ülkelerini Bayezit'e bırakmayi kararlaştırdılar. Böylece Sivas, Kayseri, Tokat ve Kırşehir, Osmanlı Devleti'ne katıldı (1399). Memlük Devleti'ne bağlı olan Dulkadiroğulları Beyliği'nin elinde bulunan Malatya ele geçirildi. Daha sonra Erzincan, Kahta, Divriği, Besni, Darende ve Elbistan da alındı. Böylelikle Osmanlı Devleti'nin doğuda sınırları Fırat Nehri'ne kadar genişledi
Piri Reis 'in Umman Denizi Seferi
Piri Reis Haritası Hakkında Bilgi

