| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Osmanlı Devleti , Osmanlı Tarihi

Osmanlı Devletinin tarihi , padişahları , tarih dersi , savaşları , dönemleri hakkında bilgiler barındıran , özgün blog.

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler, videolar

Altın Orda Devleti

Cengiz Hanın ölümünden sonra Türk boylarında Kıpçakların Moğollarla karışması sonucu Batu Han tarafından Karadeniz’in kuzeyinde kuruldu ( 1241 ).Altın Orda Devleti’nde bir süre taht kavgaları yaşandı. Altın Orda Hanı Toktamış Hanın Timur ile yaptığı mücadeleyi kaybetmesi , devletin parçalanmasına yol açtı. Bu devlet zamanla zayıflayarak 1502’de ortadan kalktı. Devletin yıkılması , küçük bir prenslik olan Moskova Knezliği’nin güçlenmesini sağladı. Daha sonra Rus Çarlığı adını alan bu prenslik , Osmanlıların en büyük rakibi haline gelecektir. Rusya , Kuzey Asya , Kafkasya ve Karadeniz’in kuzeyini ele geçirerek Asya’daki Türk bölgelerini egemenliği altına alacaktır.

Varna Savaşı ( 1444 )

Çocuk yaştaki şehzadenin tahta çıkmasını bir fırsat olarak değerlendiren papa , Segedin Antlaşması'nın kabul edilmeyeceğini bildirdi. Bunun üzerine Macar Kralı Ladislas önderliğinde bir Haçlı Ordusu oluşturuldu. Bu ordu Tuna'yı geçerek Balkanlardaki Osmanlı topraklarını istila etti. Venedik gemileri de Türklerin denizden geçişine engel olmak için Çanakkale Boğazı'nı kapattı. Haçlıların sınırı geçip Varna önlerine gelmesi üzerine Veziriazam Çandarlı Halil Paşa ve devletin ileri gelenleri Sultan Murat'ın tekrar tahat geçmesini istediler.

 

Padişah 2. Mehmet , babasına " Eğer padişah sizseniz , böyle kötü bir zamanda başta bulunmanız gerekir. Padişah ben isem size emrediyorum. Ordunun başına geçiniz!" diye bir mektup yazdı.

 

Devlet ileri gelenlerinin çağrıları üzerine 2. Murat Edirne'ye gelerek ordunun başına geçti. Ordusuyla Varna önlerine geldi . Varna Savaşı'nda başlangıçta haçlılar üstünlük sağladı. Ancak Macar kralının ölmesi , Haçlı ordusunda paniğe yol açtı. Hunyadi Yanoş , Haçlı ordusunu toplamaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Türk kuvvetlerinin karşı saldırısıyla Osmanlılar kazandı. 

Viyana Kuşatması ( 1529 )

Macaristan'ın Osmanlı egemenliğine girmesi üzerine , Şarlken'in kardeşi olan Avusturya Kralı Ferdinand , akrabalık ndeniyle Macar tahtının kendisine ait olduğunu ileri sürerek Yanoş'un krallığını tanımadı. Ferdinand'ın , Yanoş'un elindeki Budin'i ele geçirmesi ve kendini Macar kralı ilan etmesi üzerine Kanuni tekrar Macaristan'a girdi. Budin'i geri alarak yanoş'u yeniden kral ilan etti. Daha sonra Viyana'yı kuşattı. Ancak amaç Viyana'yı almak olmadığı için gerekli donanım getirilmemişti. Kışın da yaklaşması üzerine kuşatma kaldırıldı.

Sonluk Kalesi'nin Fethi

          Palast ovasında  düşman kuvvetlerini bozguna uğratan Ali Paşa ile Temeşvar'ı fethedn vezir Ahmed Paşa ,Sonluk kalesi üzerine yönelerek  kale önünde birleştiler.Müstahkem surlarla çevrilmiş  olan bu kale içinde  yeterince  savunma kuvveti ve uzun süre yetecek erzak bulunmasına rağmen,gözü korkan kale kumandanı fırsat buldukça kaçan askerleinin arasına karışıp kaçmak isterken yakalanmış,kale de bu suretle fethedilmiş oldu.

 

          Sonluk'un düşmesinden hemen sonra Hadım Ali Paşa,vezir Ahmed Paşa'yı Eğri kuşatması için ikna etti.Bunun üzerine Eğri kuşatıldı.Ancak işler ümid  edildiği gibi gelişmedi.Kaledeki kuvvetlerin başındaki kumandanlar cesur ve tecrübeli ,işbilir kimselerdi.Şehir halkı da canla başla kaleyi savunuyordu.Çarpışmalar 40 gün kadr sürmedine rağmen kale düşürülemedi.Kalenin fethini kolay göstererek Osmanlı Devleti'ni başarısızlığa  sürükleyen Hadım Ali Paşa bir süre sonra azledilerek  yerine Toygun Paşa Budin beylerbeyi oldu.Eğri kalesi ,Kanuni devrinde kuşatılıp da alınamayan 3 kaleden biridir.Diğerleri Viyana ve Malta kaleleridir.

 

Kara Ahmed Paşa'nın Erdel Harekatıyla Görevlendirilmesi

          Sokullu Mehmed Paşa'nın başarısızlıkla sonuçlanan Temeşvar kuşatmasının ertesi senesi,Erdel harekatına ikinci vezir  Kara Ahmed Paşa  tayin edildi,Sokullu da onun maiyyetine verildi.22 Nisan 1522'de Edirne'den hareket eden  Kara Ahmed Paşa ,Belgrad 'da Sokullu'nun kuvvetleriyle  birleşerek  Erdel'e  girdi.hedf, geçen sen alınamayan Temeşvar  kalesi idi.Osmanlı ordusu  27 Haziran'da Temeşvar önlerine gelerek  kuşatmayı başlattı.Çok şiddetli çarpışmalar meydana geldi.Bu arada Osmanlı kuvvetlerini arkadan  vurmak  veya kaledekilere zahire yardımı yapmak isteyen Tot Mihal bozguna uğratıldı,askerlerin çoğu kılıçtan  geçirilirken  kendi canını zor kurtarabildi,oğlu da esir edildi.Temeşvar kalesi şiddetle direnmeye devam edrken en önemli istihkamlarından  Su Kulesi ele geçirildi.Bunun üzerine kale komutanı vire ile teslim oldu.Vire ile çıkan kaleyi savunan askerler bir yeniçerinin lafla sataşmasına silahla karşılık verince  vire şartları bozuldu ve çoğu kılıçtan geçirildi.bu bir bakıma bir sene önce Lipva kalesinden vire ile çıkan Ulama Paşa'nın başına gelenlerin intikamı mahiyetindedi.

 

          Bu çok önemli stratejik kale düşürülünce,çevredeki irili ufaklı pek çok kale  de savaşmadan teslim oldu.Böylece Banat denilen bölge tamamen Osmanlı Devleti'nin  eline geçmiş oldu.Banat bir beylerbeyilik haline getirilerek merkezi Temeşvar yapıldı.

 

           Temeşvar kuşatması sürerken Budun beylerbeyi Hadım Ali Paşa da askeri harekatta bulunmuş ,Dregalya ve Şeçen 'i zaptetmişti.Ali Paşa aynı zamanda Palast  ovasında 7,000 kişilk bir Avusturya birliğiyle çarpışmış ,onları bozguna uğratarak büyük bir kısmını esir etmişti

Osmanlı Memluk İlişkileri

Fatih döneminde Osmanlı-Memluk ilişkileri Hicaz su yolları yüzünden bozulmaya başlamıştı. Her iki taraf da İslam dünyasının lideri olmak istiyordu. Memlüklerin Cem Sultanı korumaları ve desteklemeleri , Dulkadiroğulları Beyliği üzerinde egemenlik kurmak istemeleri ve Hicaz'a giden Türk hacılardan vergi almaları Osmanlı-Memluk ilişkilerini daha da gerginleştirdi. 2. Bayezit döneminde Çukurova bölgesinde Memluklerle yapılan savaşlar altı yıl sürdü ( 1485 - 1491 ). Bu savaşlarda taraflar birbirine üstünlük sağlayamadı. Tunus hükümdarının girişimiyle anlaşma yapıldı. Bu anlaşmada Osmanlı Devleti savaşta aldığı Adana ve Tarsus'u Hicaz bölgesine ait vakıf toprağı olduğu için geri vermeyi kabul etti.

Hint Seferlerinin Sonuçları

            Ümit Burnu 'nu dolaşarak Hindistan'a yeni bir bulan Portekiz,Müslümanların kontrolünde olmayan bu yeni yol sayesinde Uzakdoğu deniz ticaretini ele geçirmiş ,bu sayede  oldukça  zenginleşmişti.İlk zamanlarda ,Portekizliler'in Hind ve Umman Denizi'ndeki  faaliyetlerinden  men  edecek güçlü  bir İslam  devleti  ortada yoktu.Mevcut  devletlerin çoğu  çöküş  halinde,teknolojik yeniliklerden habersiz,kendi  kısır iç çekişmeleriyle  uğraşan,hatta bunun için zaman zaman Portekiz'e imtiyazlar bile veren hükümetçiklerdi.Bu denizlerde  estirdiği terörle  Müslüman deniz ticaretini durma noktasına getiren Portekz'i denizde etkisiz hale getirecek bir donanmaya sahip hiç bir devlet yoktu.Bölgede  en güçlü devlet olan Bölgede en güçlü devlet olan Memlukler zaman zaman Osmanlılar'ın da yardımını alarak bir donanma  oluşturma  girşiminde  bulundularsa da ,pek kayda  değer bir başarı elde edemediler.

 

             Nihayet Yavuz Sultan Selim zamanında bu ülkenin ve nüfuzu  altındaki hükümetlerin Osmanlı Devleti'ne bağlanması Osmanlılar'ı bir anda Portekiz'le karşı karşıya getirdi .Hind ve Umman Denizlerinin Müslüman tüccarları ve bölgedeki büyün  MÜslüman yönetimler Osmanlılar'la büyük ve güvenilir bir koruyucu buldular.Bu,İslam ülkeleri vasıttasıyla yapılan  deniz ticareitni yeniden  canlandırdı.Portekiz'in deniz ticareti bundan büyük bir darbe yedi ve geriledi

Yıldırım Bayezit döneminde Anadolu'daki faaliyetler

Yıldırım Bayezit döneminde Anadolu'daki faaliyetler

 

 

Osmanlı Devleti'nde meydana gelen hükümdar değişikliği, Karamanoğullarının da teşviki ile Saruhan, Aydın, Menteşe, Germiyan ve Hamitoğullan beyliklerinin aralarında anlaşarak Osmanlılara karşı düşmanca tavır almalarına yol açtı.

 

 

Niğbolu zaferi, Anadolu'da halkın Osmanlılara sempatiyle bakmasını sağladı. Bunu iyi değerlendiren Yıldırım Bayezit, Rumeli'den topladığı kuvvetlerle Anadolu beylikleri üzerine yürüdü. Önce Kastamonu'yu alarak Sinop dışında Candaroğullan Beyliği'ni Osmanlı topraklarına kattı. Daha sonra Alaşehir ve Saruhan'ı alarak Aydınoğulları'na ve Saruhanoğulları Beyliği'ne son verdi. Antalya'yı alarak Hamitoğulları Beyilği'nin Tekeoğulları kolunu egemenliği altına aldı. Germiyanoğulları Beyliği'nin topraklarını alarak Kütahya merkez olmak üzere idari bir birim olan "Anadolu Beylerbeyliği"ni kurdu. Bu beyliklerin alınmasından sonra Gelibolu'da tersane kurularak donanma oluşturuldu.

 

Sultan I. Bayezit, kendisine karşı kurulan ittifakın teşvikçisi olan Karamanoğulları Beyliği üzerine yürüdü. Konya'ya kadar ilerleyip şehri kuşattı. Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey, Kadi Burhaneddin'den ve Candaroğullanndan beklediği yardımı alamayınca Bayezit'e barış teklif etti. Rumeli'deki sinirlarınıda güvence altına alan Bayezit, Karamanoğullarıyla barış yaptı. Af dileyen Alaeddin Ali Bey, beyliğinin başında bırakıldı. Sultan 1. Bayezit'ın Rumeli'ye dönmesi üzerine Karamanoğulları harekete geçerek Ankara'yi aldılar. Sultan Bayezit, büyük bir orduyla Karaman Seferi'ne çıktı. Alaeddin Ali Bey, Konya Ovası'nda Osmanlılara yenildi. Konya halkı, şehri Bayezit'e teslim etti. Alaeddin Ali Bey yakalanıp öldürüldü. Bu sefer sonunda Karaman, Niğde ve Aksaray ele geçirildi (1397).

 

 

Anadolu Türk birliği yolunda tek engel olarak Kadı Burhaneddin Devleti (1381-1398) kalmıştı. Yıldırım Bayezit yeni bir Anadolu seferine çıkarak Kadı Burhaneddin Devleti'nin elindeki Samsun'u aldı (1398). Sınırlarını Trabzon İmparatorluğu'na kadar genişletti. Kadı Burhaneddin'in ölümü ile oğulları, ülkelerini Bayezit'e bırakmayi kararlaştırdılar. Böylece Sivas, Kayseri, Tokat ve Kırşehir, Osmanlı Devleti'ne katıldı (1399). Memlük Devleti'ne bağlı olan Dulkadiroğulları Beyliği'nin elinde bulunan Malatya ele geçirildi. Daha sonra Erzincan, Kahta, Divriği, Besni, Darende ve Elbistan da alındı. Böylelikle Osmanlı Devleti'nin doğuda sınırları Fırat Nehri'ne kadar genişledi

Piri Reis 'in Umman Denizi Seferi

Karamanlı Hacı Ali Mehmed'in oğlu olan Piri Reis ,Gelibolu'da doğmuş olup ünlü denizcilerden Kemal Reis'in yeğenidir.Amcasının yanında korsanlıktan yetişmiş,onuna birlikte bütün Akdeniz kıyılarını karış karış gezmiştir.Asıl önemli cephanesi,denizcilik ve kartografya ilimlerine katkısıdır.Yaptığı Amerika haritaları son derece doğru ve devrine göre oldukça ileri seviyededir.Denizcilik konusundaki önemli eseri Kitab-ı Bahriyye'dir.Makbul İbrahim Paşa'nın Mısır teftişi sırasında tanıdığı bu denizcinin bilgisini ve zekasını Kanuni'ye aktarması,onun daha sonra Süveyş kaptanlığına getirilmesinde etkili olmuştur. Piri Reis Aden 'i el geçirerek 1549 Şubat'ında Kızıldeniz'i kontrol altında tutmak isteyen Portekizliler'in kontrol altında tutmak isteyen Portekizliler'in elinden kurtardı.1522 Nisan 'ında da 25 kadırga ve 4 kalyon ile 850 askerden oluşan bir donanmayla Hürmüz seferine hareket etti.Aden'den sonra Portekizliler'in elindeki Maskat limanı önlerine geldi.6 günlük bir kuşatmadan sonra Maskat'ı ele geçirdi.Düşman Hürmüz kalesine kaçtı.Hemen Hürmüz üzerine yönelen Piri Reis ,burayı kuşattı.Kalenin muhasaraya direnmesi üzerine ,Portekizliler'e yardım ettikleri için,şehri yağmalattı ve buradan Basra şehrine çekildi.Basra'da Ramazanoğulları soyundan Kubad Paşa valilik yapıyordu.Piri Reis 'in Hürmüz şehrinde Müslümanlara zulmedip mallarını yağmaldığını ileri sürerek elindeki malları almak istedi.Bazı görüşlere göre ise,Piri Reis'in topladığı ganimet mallarından hisse istedi.Ancak savaşa katılmadığı için hisse alamayacağı söylenince zorla almaya kalkıştı.Bunda da başarılı olamayınca Piri Reis'e lojistik destek vemedi ve hakkında bazı söylentileri İstanbul'a yazdı.Bu söylentilere göre,Piri Reis Hürmüz'deki kuşatmayı kaldırma karşıtlığında Portekizliler'den rüşvet almıştı. Piri Reis,Basra körfezinin Arap yarımadası kıyısındaki OSmanlı Devleti'ne sözde bağlı bir takım şeyhlikleri tam olarak idare altına aldı.Bundan sonra büyük bir Portekiz donanmasının Basra körfezinin ağzını kapatmak üzere gelmekte olduğunu öğrenince ,donanmasındaki gemileri Basra'da bırakıp kendisi üçgemiyle körfezden çıktı.Bu gemilerden biri de yolda fırtınadan battı.Piri Reis iki gemiyle Süveyş'e ulaşabildi.Bu durumu öğrenen ve rüşvet aldığı iddialarını doğru bulan Divan-ı hümayun idamına karar verdi ve Piri Reis 1553'te Kahire'de idam edildi. Bu seferde ele geçirilen Maskat limanını hemen ertesi yıl Portekizliler geri aldı.Burası 1580'de tekrar Osmanlı hakimiyeti altına alınacaktır.

Piri Reis Haritası Hakkında Bilgi

Piri Reis dümyaca ünlü bir harita yapmıştır.Atlas Okyanusu ve kıyılarını konu alan bu harita ceylan derisi üzerine resmedilmiştir.Dünya ilim alemi ve denizciliğin takdirini kazanan Atlas OKyanusu haritasının doğruluğu XVI.asır imkanlarını zorlamakta,bilim adamları bu haritanın ancak uruc(goğe yükselme) ile çizilebileceğini vurgulamaktadır.Haritanın,Atlas Okyanusu üzerine uçak ile yükselerek bakıldığında tıpa tıp tabiat yapısına uyduğu görülmektedir. Harita ,Kristof Kolomb 'un 1498 tarihli kaybolmuş haritasının bilgilerini çoküstünde bir doğruluyk payı ile çizilmiştir.Yaklaşık 1:11.600,000 ölçeğindeki haritanın elimizde yalnızca yarısı mevcuttur. Piri Reis bu haritadan 15 yıl sonra ikinci bir Atlas Okyanusu haritası daha yapmıştır.68x69 cm .ebatındaki bu harita deve derisi üzerine 8 renkle çizilmiş ve önceki haritada yer alab küçük hatalar tamamen giderilmiştir. iri_reis