| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Osmanlı Devleti , Osmanlı Tarihi

Osmanlı Devletinin tarihi , padişahları , tarih dersi , savaşları , dönemleri hakkında bilgiler barındıran , özgün blog.

Yazılar

Osmanlı - Venedik İlişkileri ( 1499 - 1502 )

Venedik'in Mora Yarımadası'ndaki liman ve kaleleri , Osmanlıların Akdeniz'de rahat hareket etmelerini engelliyordu. 2. Bayezit , donanmayı güçlendirerek Venedik Donanması ile rekabet edecek duruma getirdi. Kemal ve Burak reisler de Osmanlı Donanmasına katıldı. Venedik ile yapılan savaşlarda İnebahtı , Modon , Koron ve Navarin alındı.

 

Böylece :

  • Venedik'in Mora yarımadası'ndaki egemenliği sona erdi.
  • İnebahtı'nın alınması ile Osmanlı donanması Adriyatik Denizi'nde önemli bir üs elde etti.
  • Alınan liman ve kaleler Türklerde kalmak şartıyla 1502'de Venedik ile barış yapıldı. 

Osmanlı İmparatorluğu

Ertuğrul Gazi’nin 1281’de ölümüyle oğlu Osman Bey Bizans tekfuru ile yaptığı anlaşma sayesinde 1299’da bağımsızlığını ilan ederek; Osmanlı Beyliğini kurarak başına
geçmiş, İznik’i başkent yapmıştır. 600 yıl sürecek olan Osmanlı egemenliğini başlatmıştır.

 

Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesi ile hem Bizans egemenliğinin hem de bir çağın sonu getirilmiş, yeni bir çağ açılmıştır Coğrafyanın Osmanlılar adına değiştiği üç kıtaya yayılan büyük bir imparatorluğun temelleri sağlam bir şekilde atılmış, İstanbul başkent yapmılmıştır.

 

Yavuz Sultan Selim döneminde Asya ve Afrika , Kanuni Sultan Süleyman döneminde de Avrupa fethedilmiştir.

 

Kanuni Sultan Süleyman devrinde Osmanlılar, en üst seviyelerine gelmiş, ondan sonraki sultanlar döneminde aynı iyi yönetim ve başarıların gösterilememesi nedeniyle bir duraklama evresine giren Osmanlılar; Fransız devriminden sonra ortaya çıkan milliyetçilik akımları, birçok alanda çağa ayak uyduramama, büyük toprakların kontrolünü yapamamaları, birçok cephede savaşmaları, ekonomik şartların değişmesi vb. sebeplerden dolayı çöküş evresine girerek 1. Dünya Savaşı’nın sebep olduğu büyük ekonomik sıkıntıları ile parçalanan ve dağılan bir imparatorluk haline gelmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın arkasından da elinde sadece Anadolu toprakları kalmıştır. Cumhuriyetle birlikte Anadolu, yeni Türkiye Cumhuriyetinin doğuşuna şahit olmuştur.

 

600 yıllık Osmanlı döneminde birçok saray, cami, yol, kervansaray, imarethane, çeşme, rasathane, köprü, hamam, sivil mimari örneği Türk-İslam eserleri olarak fethedilen topraklara götürülmüş, orada yaşayan halkların kültürleri ile kaynaşarak birçok yeni eser ortaya çıkmıştır.

 

 Osmanlılar; Avrupa, Asya ve Afrika kültürlerini kendi kültür yapıları içinde eritmiş, Osmanlı tarzı denen yeni bir yapı ortaya çıkarmışlardır. Mimar Sinan döneminde yapılan eserler, devrin zirvesine oturmuş, bugün bile eserlerinin teknik ve mimari açıdan üstün özellikleri ondan sonra gelenleri etkilemiş ve yeni bir mimari anlayışı getirmiştir.

 

 

 

Köprülü Mehmet Paşa

4. Mehmet ve annesi Valide Turhan Sultan tarafından sadrazamlığa getirildi. Sadarazam, " devleti içine düştüğü durumdan kurtaracağını ancak bazı şartları olduğunu "söyledi. İleri sürdüğü en önemli şart ,çalışmalarına ve yapacağı atamalara karışılmaması idi. Şartları kabul eden Köprülü Mehmet Paşa , orduyu disiplin altına aldı. Hatalı gördüğü devlet adamlarını görevden alıp cezalandırdı. İstanbul'da ulema arasındaki dini tartışmalara son verip kısa zamanda devlet otoritesini sağlado. Görevlerine yerine getirmeyen asker ve memurların maaşlarını keserek hazineden gereksiz yere para çıkmasını önledi. Böylece hazineyi sıkıntıdan kurtardı.

 

Köprülü mehmet paşa

Mercidabık Savaşı ( 1516 )

Yavuz Sultan Selim , Sadrazam Sinan paşayı kırk bin kişilik kuvvetle Maraş üzerinden Fırat taraflarına göndermişti. Bu sefer görünüşte Safeviler üzerineydi. Memlukler bu Osmanlı ordusunun Fırat üzerinden geçişini engellediler. Memluk Sultanı Kansu Gavri ile Şah İsmail Osmanlılar aleyhine ittifak yapmışlardı. Bu ittifak üzerine yavuz , Memluk hükümdarına karşı ne yapmak gerektiğini ulemaya sordu. Ulema da Memluk hükümdarı aleyhine fetva verdi. Böylece bir İslam devleti olan Memluklere karşı yapılacak savaş meşruluk kazandı.

 

Yavuz Sultan Selim , Memluk Devleti'ni ortadan kaldırmak için donanmasını da Suriye sahillerine gönderdi. Osmanlı ordusu , Çukurova bölgesindeki Ramazanoğulları Beyliği'ni Osmanlı Devleti'ne kattı. Osmanlı ordusunun ilerleyişi üzerine Kansu Gavri Halep'e geldi. İki ordu Mercidabık'ta karşılaştı ( 1516 ). Yapılan savaşta Memluk ordusu bozguna uğradı. Memluk hükümdarı Kansu Gavri öldü ve yerine Tomanbay geçti. Yavuz Sultan Selim kışı Şam'da geçirdi. Mercidabık Savaşı sonucunda Suriye , Lübnan ve Filistin toprakları Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Böylece Mısır yolu Osmanlılara açılmış oldu. 

Fransız İhtilali'nin Sonuçları

Fransız İhtilali'nin Sonuçları:

 

  • Avrupa ve dünyanın siyasi eşitsizliğe dayalı sosyal yapısı değişti. Mutlak krallıkların yıkılabileceği görüldü.
  • Dünyada demokrasi kavramı yerleşmeye başladı.
  • Milliyetçilik bilinci gelişerek çok uluslu devletlerin yıkılmasında etkili oldu.
  • Eşitslik , özgürlük ve adalet kavramları doğrultusunda devlet ve hukuk sisteminde yeni düzenlemeler yapıldı.
  • Yeni çağ bitti, yakın çağ başladı.
  • Fransız ihtilali'nin getirdiği düşünce ve ilkeler günümüz demokrasilerine temel oluşturdu. 

Şark Meselesi

1815 yılında toplanan Viyana Kongresi'nde ilk defa Rus Çarı Aleksandır tarafından Osmanlı idaresindeki Hristiyanların davası ile ilgilenmek için kullanılan şark meselesi terimi , sonradan daha geniş bir anlam kazandı. 19. Yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki topraklarının paylaşılması anlamında ele alınmıştır.

Osmanlı Devleti'nin Etnik Yapısı

Osmanlı Devleti'nin kurulduğu yıllarda nüfusun çoğunluğu Türklerden ( Türkmenlerden ) meydana geliyordu. Osmanlı Devleti'nin fetihlerle genişlemeye başlaması , etnik yapıyı da değiştirdi. Zamanla Rumalar, Sırplar , Bulgarlar , Romenler ,Slavlar , Ermeniler , Arnavutlar , Araplar ve Acemler de Osmanlı toplumu içinde yer aldılar.

Osmanlı devletinde etnik grupların uzun yıllar barış içinde bir arada yaşamaları , devletin tüm gruplara karşı hoşgörülü ve adaletli davranarak dil , din ve ırk ayrımı yapmaması ile gerçekleşmiştir. Ancak 16. yüzyıldan itibaren devlet yönetiminde görülen bozulmalar sonucu devletin zayıflamasıyla birlikte bazı azınlıklar , bağımsızlık hareketlerine giriştiler. Bu durum Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecini başlatan önemli etkenlerden biridir. Bu süre. 1 Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir.

Edirne - Segedin Antlaşması

 2. Murat Döneminde Balkanlardaki Gelişmeler ve Edirne Segedin Antlaşması

 

Osmanlı - Venedik Savaşı'ndan sonra Sırplar , Belgrat'ı Macarlara verdiler. Eflak ve Bosnalılar da Osmanlılara bağlılığı kabul etmediler. Böylece Macarlar , Sırplar , Bosnalılar ve Eflaklılar Osmanlılara karşı birlik oluşturdular. Macar Kralı Sigismund'un ölümü üzerine Macaristan'da taht mücadelesi başladı. Osmanlı kuvvetleri , Balkanlarda bozuln dengeyi sağlamak için  harekete geçip Sırpların merkezi Semendire'yi alarak Sırp despotluğuna son verdiler ( 1439 ). Bosna ve Hersek alınarak vergiye bağlandı. Belgrat kuşatıldı ancak alınamadı.

 

Yeni Macar Kralı Ladislas tarafından Erdel voyvodalığına tayin edilen Hunyadi Yanoş , Türklere karşı saldırmaya başladı. Semendire'den Osmanlıları attı. Uc beyi Mezid'i pusuya düşürüp öldürdü ( 1441 ). Ertesi yıl Şehabeddin Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusunu da yenilgiye uğrattı. Bu durum , Avrupalılar arasında Türkler aleyhine yeni bir Haçlı seferi düzenlenmesi düşüncesini doğurdu. Bizans da Osmanlılardan kurtuluşu bir haçlı seferine bağlıyordu. Sonuçta Hunyadi Yanoş Osmanlı topraklarına girdi. İlk savaş Osmanlı öncü birlikleri ile Haçlılar arasında Niş çevresinde oldu ve savaşı Osmanlılar kaybetti ( 1443 ).

 

2. Murat , bu haçlı ordusunu İzladi Geçidi'nde karşıladı ancak durduramadı. Haçlı ordusu Filibe Ovası'na girdi ve Yalvaç civarında yapılan savaşta Osmanlı Kuvvetlerini yendi. Kışın şiddetli geçmesi üzerine Haçlılar geri çekildi. Bu arada Arnavutluk Beyi İskender Bey ayaklandı. Rumeli'deki bu başarısızlıklar ve Karamanoğullarının bu durumunu fırsat bilerek Osmanlı topraklarına saldırması üzerine 2. Murat barış için Macarlara başvurdu. İki taraf arasında on yıllık barış şartlarını içeren  Edirne - Segedin Antlaşması imzalandı. 

 

2. Murat Balkanlarda barışı sağladıktan sonra Anadolu'da iki yıldır topraklarına saldıran Karamanoğulları üzerine sefere çıkarak Akşehir , Konya ve Beyşehir'i aldı. Osmanlılar tarafından alınan yerler Karamanoğullarında kalmak üzere barış yapıldı. 2. Murat tahtı , on iki yaşındaki oğlu Mehmet'e bırakarak Manisaya çekildi.

 

 

2. Ahmet Dönemi

2. Süleyman'ın erkek çocuğu olmadığı için , kardeşi 2. Ahmet padişah oldu ( 1691 ). Bu dönemde Avusturya , Venedik ve Lehistan ile yapılmakta olan savaşlar devam ediyordu.

 

2. Ahmet'in padişah olduğu sırada , ordusunun başında Avusturya Seferi'nde bulunan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa sadrazamlık görevine devam etti. Salankamen'de Avusturya Ordusu ile şiddetli çarpışmalar oldu. Osmanlı ordusu savaşı kazanmak üzere iken sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa şehit düştü. Sadrazamın şehit olması üzerine ordu bozguna uğradı ( 1691 ).

 

Salankamen yenilgisinden sonra Avusturya , Temeşvar hariç Osmanlıların Macaristan topraklarını ele geçirdi ( 1693 ).

 

Venedik , Mora Yarımadası'nı ele geçirdikten sonra Girit'e yöneldi. Girit'teki Hanya'yı kuşattı ancak başarılı olamadı ( 1691 ). Hanya'yı alamayan Venedik , Sakız Adası'nı ele geçirdi ( 1694 ). Lehistan ise Varat Kalesi'ni aldı. Kamaniçe'yi basan Leh kuvvetleri başarılı olamayınca geri çekildiler. Bu sırada , 2. Ahmet Edirne'de öldü ve yerine oğlu 2. Mustafa geçti ( 1695 ). 

Saray

Osmanlı Devleti’nde hükümet , eyaletlerin yönetimi ve ordu doğrudan doğruya padişahın şahsına bağlı olarak teşkilatlandırılmıştır. Saray , padişahın devleti yönettiği ve özel hayatını geçirdiği yerdi. Memleketin tüm birimleri saraydan yönetiliyordu. Bu yüzden saray yüksek bir devlet dairesi durumundaydı. Devlete başkentlik yapmış olan Bursa ve Edirne’de saraylar inşa edilmişti. İstanbul başkent olunca Fatih Sultan Mehmet, Eski Saray’ı yaptırmış, yeterli olmayınca da Sarayburnu’ndaki Yeni Saray’ı ( Topkapı Sarayı ) inşa ettirmişti. Topkapı Sarayı 19. yüzyıla kadar devletin yönetildiği mekan olmuştu. 19. Yüzyılda Dolmabahçe , Beylerbeyi ve Yıldız gibi yeni saraylar yaptırılarak devlet yönetiminde kullanılmıştır.