| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Osmanlı Devleti , Osmanlı Tarihi

Osmanlı Devletinin tarihi , padişahları , tarih dersi , savaşları , dönemleri hakkında bilgiler barındıran , özgün blog.

3 "istanbul" etiketi kullanan gönderi "istanbul" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Ayrıntılı İstanbul'un Fethi

                 Nihayet 29 Mayıs 1453 Salı gnü güneşin doğmasından 2 saat kadar önce,Türk ordugahında hareket başladı.Askeriyle birlikte kalkan Sultan Mehmed,kılınan namazdan sonra fetih niyazında bulundu ve kılıcını kuşanıp atına bindi.Yanında Çandarlı Halil Paşa ile Sarıca Paşa oluduğu halde hücum yerine gelen Padişah,askerlerine genel saldırı emrini verdi.Topların gürlemesiyle birlikte Edirnekapı-Topkapı arasında açılmış olan gediklere hücum eden Osmanlı askerleri dış surlar önündeki hendekleri bir anda aşarak surlara merdiven dayamaya başladılar.Bu ilk saldırılar birkaç saat sürmesine rağmen bir sonuç alınamıyor,surlara çıkan Osmanlı askerleri savunmacılar tarafından grejuva ateşi ve başka silahlarla öldürüyorlardı.Bunun üzerine merkez hatındaki yeniçeriler ve yedk kuvvetleri de ileri süren Fatih,topyekun hücum emri verdi.Bizans İmparatoru da bu cephede savaşıyordu.Osmanlı askerleri bu hücum sırasında,surları büyük bir azimle savunan kumandan Venedikli Giustiniani’yi yaraladılar.Ağır yaralanan Giustiniani’nin savunmayı bırakarak geri çekilmesi üzerine Topkapı surları üzerindeki Bizanslılar arasında bi kargaşalık meydana geldi.Bu durumdan istifade eden Ulubatlı Hasan adlı cesur bir yeniçeri,elindeki Osmanlı sancağını surlara dikmeye muvaffak oldu.Ancak Bizanslılar,mancınıklarla fırlattıkları büyük bir taşla onu yere düşürerek şehid ettiler.Buna rağmen Ulubatlı Hasan’ın arkasından surlara tırmanan 30 kadar yeniçeri arasından sağ kalanlar sancağı yere düşürmediler.Bizans surları üzerinde dalgalanan Osmanlı bayrağı askeri iyice çoşturmuştu.Davul ve mehter takımlarının çaldıkları savaş havaları ve kös seslerine karışan tekbirler arasında hücumeden Türk askerleri Topkapı ile Edirnekapı arasındaki birinci  suru hızla aşarak ikinci sura kadar olan bölgeyi ele geçirdiler.Bu arada İmparator’un yanında çarpışan ve Bizanslılar’ın önemli komutanlarından  olan Kantakuzen ölmüş,İmparator ise yaralı olduğu halde ikinci sura doğru kaçmaya başlamıştı.İmparator’un kaçtığını gören kendilerine doğru geldiğni gören ikinci suru savunan Bizans askerleri de paniğe kapılarak şehrin içlerine doğru kaçmaya başladılar.Bir rivayete göre bu panik sırasında İmparator da çiğnenerek ölmüştür.Böylece birinci suru ele geçiren Türk askerleri kıs sürede ikinci sur da aşarak şehre girmeye başladılar.

 

 

               Bu sırada diğer cephelerde de Bizans müdafaası kırılmış;Cebe Ali Bey Haliç surlarının,Karaca Paşa Tekfur Sarayı civarındaki surların,donanma komutanı Hazma Bey de Marmara surlarının belirli yerlerinden şehre girmeye başlamışlardı.

 

                

               Böylece 53 günden beri kuşatılmakta olan İstanbul 54,gün Osmanlılar’ın eline geçmişti.Sultan Mehmed 29 Mayıs 1453 günü öğleye doğru tekbir sesleri arasında Topkapı ‘dan şehre girdi.Bu sırada Haliç ve Marmara tarafındaki surlar da tamamen kontrol altına alınmışı.Marmara surlarının bir bölümünün savunmasını idare eden Çelebi Mehmed’in oğlu şehzade Orhan,şehrin fethedildiğini  haver alınca  önce elbisesini değiştirerek  askerler arasına karışmış,ancak aranıldığını öğrenince kendisini surlardan aşağı atıp intihar etmişti.Bir başka rivayete göre is İmparator’un hayatta olup olmadığı araştıran Fatih,amcası Orhan Çelebi ‘yi de aratmış ve rahip elbisesiyle kaçmak isteyen bu Osmanlı şehzadesini yakalatarak öldürmüştür.

 

              Topkapı’dan merasimle şehre giren Fatih,Aksaray meydanında Cebe Ali,Karaca Paşa ve Hmza Bey gibi kumandanlarıyla birleştikten sonra,halkın kaçışmakta olduğunu Ayasofya Kilisesi’ne doğru ilerledi.At Meydanı’ndan geçerek Ayasofya önüne gelen Sultan Mehmed burada atından indi.İstabul’u fethederek  ‘’Fatih’’ ünvanı ile ebedileşen Sultan Mehmed burada toplananlara gayet iyi davranarak,askerlerine halka hiçbir fenalık yapmamalarını emretti.Ayasofya’ya karşı hürmetkar davranarak buraya zarar vermek isteyen bir askeri bizzat meneden Fatih,şehrin binalarının kendisine ait olduğunu ilan ettirdi ve askerlerinin yağma yapmasına müsaade etti.Ayrıca minber ve mahfil yapılarak Ayasoya’nın camiye cevrilmesini ve Cuma gününe yetiştirilmesini emretti.

  

              Fatih’in İstanbul’a girişi hakkında bir vekayinamede aşağıdaki bilgiler bulunmaktadır:

   

             ‘’Şehirde yer yer mücadele oluyordu.Kumandanlar Padişah’a ‘’sen bizzat şehre girmezsen biz ahaliyi itaat ettirmeye mecbur kılamayız’’ deyince Sultan Mehmed,İmparator’un aranmasını emrettiği gibi,halka taaruz edilmemesini ve halkın itaat eylemesini emreyledi.Bu suretle şehirde sükunet  hasıl oldu.Şehirdeki bütün  ölüler yakıldı,şehir temizlendi.Padişah Romanos(Topkapı) kapısından  şehre girerek  Ayasofya Kilisesi’ne gitti.Oraya gelince atından indi,yer kapandı ve toprak alıp başına koydu.Bu sırada Patrik,papazlar ve pek çok halk,kadın ve çokcuk toplanmışlardı.

II.Murad Devri

Çelebi Mehemed'in ani ölümü üzerine Bursaya çağrılan büyük oğlu Murad Bey,devlet ileri gelenleri ve Yeniçeriler tarafından tahta çıkarıldı.Bu tarihe kadar Amasya sancak beyliği vazifesinde bulunan Murad Bey henüz 17-18 yaşlarında bir delikanlıydı.Babasının vefatı,İstanbul'da bulunan Mustafa Çelebi'nin serbest bırakılması ihtimali göz öünde tutularak,kendisinin Bursa'ya gelip tahta cülüsuna kadar gizli tutulmuştu.Çelebi Mehmed'in ölümü,II.Murad tahta çıktıktan sonra açıklandı.Sultan Murad,babasının naşını Yeşil Camii karşısında bulunan Yeşil Türbe'ye defnettirdi.

Bizans İmparatorluğu'nun Türklere Karşı Yardım Araması

            Gerek Osmanlıların Bursa ve İznik şehirlerini ablukaya almalarıgerekse Aydın ve Menteşe gibi Türkmen beyliklerinin Bizans aleyhine genişlemeye başlaması,,Bizans'ın Türklere karşı  yardım aramasına sebep oldu.İmparator Andronikos ,Osman Bey'in üstün başarıları karşısında,İlhanlı hükümdarı Gazan Mahmud Han'a kızkardeşi Maria'yı vermek suretiyle ondan yardım sözü aldı.Ancak daha Prenses Maria yolda iken Gazan Mahmud Han'ın ölmesi(1304)ve yerine geçen  Olcaytu Han 'ın Prenses ile evlenmesine rağmen yardım işine pek ehemmiyet vermemesi,Bizans İmparator'nu iyice ümitsiliğe  düşürdü.Zaten bı sırada İlhanlılar'ın bir taraftan iç meselelerle uğraşması,diğer yandan  da Mısır  Memluk ları ile mücadele etmesi,böyle bir yardımın yapılmasını imkansız kılmakta idi.

           İmparator II.Andronikos ,Türkler karşı İlhanlılarla ittifak kurmaya çalışırken, bir yandan da Alanlar'dan yardım istemişti.Bizanslılar'ın bu yardım isteğini kabul eden Alanlar,iki taraf arasında yapılan anlaşma gereğince ,çoluk-çocuk  10.000 kişi imparatorluk topraklarına  kabul edildi..Ortak imparator IX.Mihail tarafından Anadolu'ya sevkedilen Alan kıtaları,daha ilk karşılaşmalarında Türkler  karşısında  yenilgiye uğradılar ve geri çekilmek zorunda kaldılar.Öte taraftan Bizans Devleti'nin zor durumda  olduğu  bu sırada Katalan reisi Roger de Flor ,İmparator 'aTürklere karşı yardım etmeyi teklif etti.Nihayet Katalanlar da 1303 yılı sonunda İstanbul'a girdiler.Ancak Katalanlar Bizans  içiçn yaralı olmaktan ziyade tehlikeli oldular.Her ne kadar Karesi Beyliği topraklarına çıkarak burada Türklere karşı nazı başarılar kazandılarsa da,bu ilk başarılarından  sonra,Müslüman veya Hristiyan ayrımı gözetmeksizin halka karşı şiddet hareketlerine başladılar.Bunun üzerine Katalanlar,Bulgarlar  üzerine gönderilmek bahanesi ile geri çağrıldı.Böyleve Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'daki Türk ilerlemesine karşı yardım arama çabaları sonuçsuz kaldı.