| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Osmanlı Devleti , Osmanlı Tarihi

Osmanlı Devletinin tarihi , padişahları , tarih dersi , savaşları , dönemleri hakkında bilgiler barındıran , özgün blog.

4 "mısır" etiketi kullanan gönderi "mısır" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

1.Ahmed

               Babası III.Mehmed’in ölmünden sonra 21 Aralık 1603 tarihinde 14 yaşında tahta  çıkan I.Ahmed ,Osmanoğullarının 14.Padişahı olup 14 yıl  tahtta kalmıştır.Yeni Padişah’a biat merasimi  yaptırdıktan sonra III.Mehmed’in cenaze töreni yapılmış ve Ayasofya Camii avlusunda babası III.Murad ve dedesi II.Selim ‘in türbelerinin yanına inşa olunan türbeye gömülmüştür.

 

             III.Mehmed’in ölümünden bir ay önce Sadaret makamına getirilmek üzer Mısırdan  İstanbul’a çağrılmış olan Yavuz Ali Paşa henüz hükümet merkezine gelmemişti.Bu bakımdan bütün devlet işleri Sadaret kaymakamı olan Kasım Paşa ‘nın elinde bulunuyordu.Padişah ölünce meydana gelen boşluktan yararlanmak isteyen  Kasım Paşa,çocuk yatla tahta yeni oturan I.Ahmed ‘le görüşerek Veziriazam olmak istedi.Ancak bu amacına ulaşamayarak ikinci vezir kalmasını bildi.Yavuz Ali Paşa,Sultan Ahmed ‘in cülusundan bir hafta kadar sonra İstanbul ‘a ulaştı ve Sadaret makamına oturdu.       

Babaros Kardeşlerin Geçmişi

                  Barbaros kardeşlerin babaları,Yakub Ağa isminde bir tımarlı sipahidir.Anadolu'dan Rumeli'ye geçip Çanakkale'nin tam karşısında Eceabad'da yurt tutmuşlar,buradan da belki Yakub Ağa'ya bir tımarın verildiği Vardar Yenicesi'ne gitmişlerdir.Fatih zamanında Midilli'nin fethinde bulunan Yakub Ağa'ya bu adada Bonava köyü tımar olarak verilmiştir.Burada Katalina isimli bir Rum kadınla evlenen Yakub Ağa'nın İshak,Oruç,Hızır ve İlyas adlı dört oğlu oldu.Deniz ticaretiyle uğraşmaya başlayan kardeşler arasında Oruç ve kendisinden iki yaş kücük kardeşi Jızır,bu konuda diğerlerinden daha ileri gitmişlerdir.Kardeşlerden İshak Midilli civarındaki adalara,Hızır Yunanistan kıyılarına sefer yaparken Oruç ile İlyas sınır ötesi ticaretle uğraşıyorlar,Mısır,İskenderiye ve Trablus'a mal götürüp getiriyorlardı.

                  Bu seferlerin birinde Midillli'den Trablusşam'a giderken Rodos şövalyelerine ait savaş gemileri tarafından yolları kesildi.Çarpışmada İlyas Reis şehid düştü,Oruç Reis ise esir edildi.Kardeşi Hızır,ağabeyini esaretten kurtarmak için çalışmalara başladı.Birkaç sene süren bir esaretten sonra Oruç Reis Rodoslular'ın elinden kaçarak kurtuldu.

                  Bundan sonra Mısır'a giderk Memluk Sultanlığı'nın hizmetine giren Oruç Reis,Kızıldeniz'de Prtekizliler'le savaşmak üzer bir donanma hazırlanmasını işini üstlendi.Gemilerin inşasında kullanılacak keresteleri almak için Anadolu sahillerinde Payas'a geldiğinde Rodos şövalyelerinin baskınına uğradı ve elindeki küçük filo imha edildi.Bu olayın ardından Memlukler'in hizmetinden çıkarak,daha önce tanışmış olduğu II.Bayezid'in oğlu şehzade Korkud'un yanına geldi.Şehzade Korkud,denzciler yakınlığıyla bilinen,onları daima destekleyen ,Türk esirlerini Rodos şövalyelerinin elinden kurtarmak için büyük paralar harcayan bir kimseydi.Şehzade Korkud Oruç Reis 'e büyük bir harp gemisi verdi.Bu gemiyle Rodos gemilerine karşı korsanlığa başlayan Oruç bir baskın ssonucu bu gemisinide kaybetti;şehzade Korkud Oruç Reis'e bir defa daha,eskisinden daha büyük bir gemi verdi.Bir süre daha Ege Denizi'nde Hıristiyanlara ait ticaret  gemilerini vurarak korsanlık eden Oruç Reis,Yvuz Sultan Selim'in tahta geçip ağabeyi Korkud'u idam ettirmesi üzerine Osmlı sularında kalmayı tehlikeli bularak Memluk Suktanlığı'na gitti.1513 kışında Mısır'da kaldıktan sonra aynı yılın yazında denize açılarak Kıbrıs sularında 5 Venedik geimsini zaptetti ve buradan kuzey Afrika sahillerin,Cerbe adasına geldi

Makbul İbrahim Paşa'nın Mısır'daki Islahatı

                    Mısır'da peşpeşe meydana gelen isyanlar,bu bölgenin ciddi bir idari ve iktisadi ıslahata ihtiyaç duyduğunu göstermekteydi.Zaten Memluk Devleti'nin son yıllarında iktisadi  durum iyice bozulmuş,Osmanlı idaresi de mevcut yapıyı olduğu gibi koruduğundan,hoşnutsuzluklar OSmanlı Devleti'ne fatura edilir olmuştu.Dikkat edilirse isyancılar hep vergilerin yüksekliğinden bahsedip,bunu azaltma vaadiyle halkı yanlarına çekmeye çalışma kta idiler.Mısır idaresindeki aksayan yünlerin düzeltilmesi için Veziriazam İbrahim Paşa Mısır'a gönderildi.Yanında defterdar İskender Çelebi ile tezkireci Celalzade Mustafa Çelebi de vardı.

                    Veziriazam,Mısır'da kaldığı 2 ay içinde mühim ıslahatlar yaptı.Kanunların bünyeye uymayanlarını tadil etti,ihtiyaç duyulan yeni kanunlar çıkardı ve bunları İstanbul'a tasdik ettirdi.Dul ve yetimlere maaş bağlandı,borcundan dolayı hapiste bulunan kişilerin boröları hazineden ödenerek hapisten çıkarıldı,her tarafa  tellallar çıkarılarak devletten ve devlet idarecilerindenn bir şikayeti olanların,zulme uğrayanların,şikayetini Padişah 'ın mutlşak vekili olarak İbrahim Paşa'ya anlatmaları istendi.Şikayetler dikkatle dinlendi.Haksızlıklar düzeltildi.Bütün işlerin ardıdan Mısır valiliğine Şam valisi Hadım Süleyman Paşa getirildi.Yapılan ıslahatlarla Mısır halkının refah düzeyi yükseltilerek Osmanlı Devleti'ne bağlılıkları arttırıldı.

Bozoklu Şeyh Celal'in İsyanı

Yavuz'un Mısır'da dönüşünden sonra meydana gelen olayların en öenmlisi Bozoklu Şeyh Celal'in isyanıdır.Birlik(tımar)sahibi olduğu anlaşılan Celal,kendisini vir tarikat şeyhi gibi tanıtıp çevresine epeyce mürid topladı.Kısa sürede Şeyh Celal'in etrafında çoğu Alevi 20,000 'e yakın insan toplandı.Mehdiliğini ilan eden Celal,adamlarıyla Tokat'a kadar gelmiş,bu bölgede saltanat sürmeye başlamıştı.Büyüme istidadı gösteren bu ayaklanma nın bastırılmasına Rumeli Beylerbeyi Ferhad Paşa memur edildi.Ayrıca Dulkadiroğlu Ali Bey'e de haber verilerek,Ferhad Paşa 'ya yardım etmesi istendi.Üzerine gelen kuvvetlerle baş edmiyeceğini gören Şeyh Celal İran ' a kaçmak için Erzincan' a geldiğinde Ferhad Paşa  ancak Ankara'ya ulaşabilmişti.Şeyh Celal'in İran'a kaçmakta olduğunu gören Ali Bey,Paşa'yı beklemedn  isyancıların üzerine saldırdı ve onları dağıttı.Şeyh Celal de yakalanarak öldürüldü (1519).Bundan sonra Anadolu'da türlü sosyal sebeplerden dolayı çıkan ayaklanmalara katılanlara bu Şeyh Celal'e nispeten ''Celali'' denilmiştir.