| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Osmanlı Devleti , Osmanlı Tarihi

Osmanlı Devletinin tarihi , padişahları , tarih dersi , savaşları , dönemleri hakkında bilgiler barındıran , özgün blog.

3 "osmanlılar" etiketi kullanan gönderi "osmanlılar" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Mercidabık Savaşı ( 1516 )

Yavuz Sultan Selim , Sadrazam Sinan paşayı kırk bin kişilik kuvvetle Maraş üzerinden Fırat taraflarına göndermişti. Bu sefer görünüşte Safeviler üzerineydi. Memlukler bu Osmanlı ordusunun Fırat üzerinden geçişini engellediler. Memluk Sultanı Kansu Gavri ile Şah İsmail Osmanlılar aleyhine ittifak yapmışlardı. Bu ittifak üzerine yavuz , Memluk hükümdarına karşı ne yapmak gerektiğini ulemaya sordu. Ulema da Memluk hükümdarı aleyhine fetva verdi. Böylece bir İslam devleti olan Memluklere karşı yapılacak savaş meşruluk kazandı.

 

Yavuz Sultan Selim , Memluk Devleti'ni ortadan kaldırmak için donanmasını da Suriye sahillerine gönderdi. Osmanlı ordusu , Çukurova bölgesindeki Ramazanoğulları Beyliği'ni Osmanlı Devleti'ne kattı. Osmanlı ordusunun ilerleyişi üzerine Kansu Gavri Halep'e geldi. İki ordu Mercidabık'ta karşılaştı ( 1516 ). Yapılan savaşta Memluk ordusu bozguna uğradı. Memluk hükümdarı Kansu Gavri öldü ve yerine Tomanbay geçti. Yavuz Sultan Selim kışı Şam'da geçirdi. Mercidabık Savaşı sonucunda Suriye , Lübnan ve Filistin toprakları Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Böylece Mısır yolu Osmanlılara açılmış oldu. 

Ayrıntılı İstanbul'un Fethi

                 Nihayet 29 Mayıs 1453 Salı gnü güneşin doğmasından 2 saat kadar önce,Türk ordugahında hareket başladı.Askeriyle birlikte kalkan Sultan Mehmed,kılınan namazdan sonra fetih niyazında bulundu ve kılıcını kuşanıp atına bindi.Yanında Çandarlı Halil Paşa ile Sarıca Paşa oluduğu halde hücum yerine gelen Padişah,askerlerine genel saldırı emrini verdi.Topların gürlemesiyle birlikte Edirnekapı-Topkapı arasında açılmış olan gediklere hücum eden Osmanlı askerleri dış surlar önündeki hendekleri bir anda aşarak surlara merdiven dayamaya başladılar.Bu ilk saldırılar birkaç saat sürmesine rağmen bir sonuç alınamıyor,surlara çıkan Osmanlı askerleri savunmacılar tarafından grejuva ateşi ve başka silahlarla öldürüyorlardı.Bunun üzerine merkez hatındaki yeniçeriler ve yedk kuvvetleri de ileri süren Fatih,topyekun hücum emri verdi.Bizans İmparatoru da bu cephede savaşıyordu.Osmanlı askerleri bu hücum sırasında,surları büyük bir azimle savunan kumandan Venedikli Giustiniani’yi yaraladılar.Ağır yaralanan Giustiniani’nin savunmayı bırakarak geri çekilmesi üzerine Topkapı surları üzerindeki Bizanslılar arasında bi kargaşalık meydana geldi.Bu durumdan istifade eden Ulubatlı Hasan adlı cesur bir yeniçeri,elindeki Osmanlı sancağını surlara dikmeye muvaffak oldu.Ancak Bizanslılar,mancınıklarla fırlattıkları büyük bir taşla onu yere düşürerek şehid ettiler.Buna rağmen Ulubatlı Hasan’ın arkasından surlara tırmanan 30 kadar yeniçeri arasından sağ kalanlar sancağı yere düşürmediler.Bizans surları üzerinde dalgalanan Osmanlı bayrağı askeri iyice çoşturmuştu.Davul ve mehter takımlarının çaldıkları savaş havaları ve kös seslerine karışan tekbirler arasında hücumeden Türk askerleri Topkapı ile Edirnekapı arasındaki birinci  suru hızla aşarak ikinci sura kadar olan bölgeyi ele geçirdiler.Bu arada İmparator’un yanında çarpışan ve Bizanslılar’ın önemli komutanlarından  olan Kantakuzen ölmüş,İmparator ise yaralı olduğu halde ikinci sura doğru kaçmaya başlamıştı.İmparator’un kaçtığını gören kendilerine doğru geldiğni gören ikinci suru savunan Bizans askerleri de paniğe kapılarak şehrin içlerine doğru kaçmaya başladılar.Bir rivayete göre bu panik sırasında İmparator da çiğnenerek ölmüştür.Böylece birinci suru ele geçiren Türk askerleri kıs sürede ikinci sur da aşarak şehre girmeye başladılar.

 

 

               Bu sırada diğer cephelerde de Bizans müdafaası kırılmış;Cebe Ali Bey Haliç surlarının,Karaca Paşa Tekfur Sarayı civarındaki surların,donanma komutanı Hazma Bey de Marmara surlarının belirli yerlerinden şehre girmeye başlamışlardı.

 

                

               Böylece 53 günden beri kuşatılmakta olan İstanbul 54,gün Osmanlılar’ın eline geçmişti.Sultan Mehmed 29 Mayıs 1453 günü öğleye doğru tekbir sesleri arasında Topkapı ‘dan şehre girdi.Bu sırada Haliç ve Marmara tarafındaki surlar da tamamen kontrol altına alınmışı.Marmara surlarının bir bölümünün savunmasını idare eden Çelebi Mehmed’in oğlu şehzade Orhan,şehrin fethedildiğini  haver alınca  önce elbisesini değiştirerek  askerler arasına karışmış,ancak aranıldığını öğrenince kendisini surlardan aşağı atıp intihar etmişti.Bir başka rivayete göre is İmparator’un hayatta olup olmadığı araştıran Fatih,amcası Orhan Çelebi ‘yi de aratmış ve rahip elbisesiyle kaçmak isteyen bu Osmanlı şehzadesini yakalatarak öldürmüştür.

 

              Topkapı’dan merasimle şehre giren Fatih,Aksaray meydanında Cebe Ali,Karaca Paşa ve Hmza Bey gibi kumandanlarıyla birleştikten sonra,halkın kaçışmakta olduğunu Ayasofya Kilisesi’ne doğru ilerledi.At Meydanı’ndan geçerek Ayasofya önüne gelen Sultan Mehmed burada atından indi.İstabul’u fethederek  ‘’Fatih’’ ünvanı ile ebedileşen Sultan Mehmed burada toplananlara gayet iyi davranarak,askerlerine halka hiçbir fenalık yapmamalarını emretti.Ayasofya’ya karşı hürmetkar davranarak buraya zarar vermek isteyen bir askeri bizzat meneden Fatih,şehrin binalarının kendisine ait olduğunu ilan ettirdi ve askerlerinin yağma yapmasına müsaade etti.Ayrıca minber ve mahfil yapılarak Ayasoya’nın camiye cevrilmesini ve Cuma gününe yetiştirilmesini emretti.

  

              Fatih’in İstanbul’a girişi hakkında bir vekayinamede aşağıdaki bilgiler bulunmaktadır:

   

             ‘’Şehirde yer yer mücadele oluyordu.Kumandanlar Padişah’a ‘’sen bizzat şehre girmezsen biz ahaliyi itaat ettirmeye mecbur kılamayız’’ deyince Sultan Mehmed,İmparator’un aranmasını emrettiği gibi,halka taaruz edilmemesini ve halkın itaat eylemesini emreyledi.Bu suretle şehirde sükunet  hasıl oldu.Şehirdeki bütün  ölüler yakıldı,şehir temizlendi.Padişah Romanos(Topkapı) kapısından  şehre girerek  Ayasofya Kilisesi’ne gitti.Oraya gelince atından indi,yer kapandı ve toprak alıp başına koydu.Bu sırada Patrik,papazlar ve pek çok halk,kadın ve çokcuk toplanmışlardı.

Osmanlı Devleti Bünyesinde Kısa Bilgiler

  •                 Ulucamiler,oynadıkları fonksiyondan ötürü şehirlerin sosyal-iktisadi yapılarının merkezinde yer almışlardır.Ulucami çevrelerinde eğiti-öğretim kurumlar(medrese ve mektepler),çarşılarhanlar,hamamlar,imaretler,hastahane(şifahane),hamam,tekke,türbe vb. yapılar kümelenmiştir.
  • Başlangıçta ahşap direkli ve örtülü camilerden taş direkli yapılara,daha sonra da tonoz ve kubbe örtülü yapılara geçilmiştir.Nihayet Bursa Ulu Camii ile tamammen kubbe örtülü,orta kısma isabet eden kubbeler diğerlerine göre daha yükseltilmiş bir yapı ile bu camii tarzı son noktasına ulaşmıştır,denilebilir.
  • Yunus Emre'nin incelenmesi Hoca Dehhani'nin,Sultan Veled'in,Kadı Burhaneddin'in ,Mevlana 'nın ve Selçuklu tarihinin de titizlikle incelenmiş olması gerekir.
  • Bursa'nın fethedildiği yıl vefat ettiği belirtilen Osman Bey ,Bursa'da ''Gümüşlü Kümbed'' dedikleri(aslında Bizans manastırı veya klisesi olan) binaya göülmesini vasiyet etmiştir.Bu aslında Bursa'nın fethi için bir direktifdir.
  • Nöbet İstanbul 'a ve Fatih 'in kucağına bırakıldığında Edirne bilgeliğe çıkar.Evet bilgedir Edirne.Velileri,şairleri,alimleri,üstadları,çırakları;uzayıp giden sıfatları ile...
  • Osmanlılar Anadolu'yı nasıl vatan olarak gördülerse Rumeli'yi de aynı şekilde mütalaa ettile.Hatta Rumeli'ne Anadolu'dan daha fazla itina gösterdiler,daha fazla imar etmeye çalıştılar.Bu bölge,sürekli olarak Anadolu'dan getirlen Türklere iskan edildi,yerli ahaliden Müslüman olanlara özgün Rumeli kültürü meydana geldi.
  • Ahşap meskenledeki mimari elemanların,tıpkı eski alfabedeki harfler gibi,sahip olduğu plastik imkanlar,son derece orjinal kompozisyonlar kurulmasını sağlamış,bazen küçük ve düzensiz bir arsa parçasının üzerinde,sürpriz çıkmalarla adeta bir masal mimarisi yükselmiştir.
  • Osmanlı Tarikaları'nda;tarikatı dünyadan eletek çekmeyi değil,çalışmayı,doğrudan hayatın içine katılmayı esas alır.
  • Osmanlılar'ın hoşgörüleri ister siyaset,ister iyi niyet,isterse kayıtsızlık neticesinde meydana gelmiş olsun,şu gerçeğe itiraz edilemez:Osmanlılar, yeni zaman içinde devletlerini kurarken din hürriyeti ilkelerini temel taşı olmak üzer koymuş ilk millettir.
  • Osmanlıların Rumeli'ndeki fetihleriyalnızla kılıçla değil,dahaçok ''istimalet''denilen  uzlaştırıcı bir siyaset neticesinde gerçekleşmekteydi.Bu uygulamada asıl amaç,yerli Hristiyan ahaliyi kazanmak ve böylece hakimiyet sahasını genişletmekti.