Genç Osman devrinde hükümet
merkezi gibi devletlerin dış işleri de karışıktı.Osmanlı Devleti Genç
Osman fecaatiyle.kendi içine dönmüş dışarı ile meşgul olacak zaman
bulamamıştı.Lehistan ile yapılan antlaşmaların teferruatı askıda kalmış,Mere
Hüseyin Paşa İstanbul’daki Leh elçisini savaş taraftarlığı ile suçlayıp idam
ettirmişti.Bu da her iki devlet arasındaki ilişkileri iyiden iyiye
bozmuştu.1622 yılında Lehistan ‘dan İstanbul’a kalabalık bir heyet gelerek bir
takım andlaşmalar yapıldı.Padişah Rus büyükelçisi ile Lehistan büyükelçilerini
aynı anda kabul etti.Padişah’ın huzuruna girmeden önce her iki devletin
diplomatları birbirine hakaret ederek tartışmalarda bulundular
.
Rusya,Lehistan’ın Osmanlı Devleti ile andlaşma yapmasını istemiyordu.Leh
heyeti uzun süre İstanbul’da kaldı.Ardı ardına yapılan görüşmelerden sonra 18
Şubat 1623’te 2.Osman akdettiği
Hotin andlaşmasının hükümlerine uyularak 19 maddelik İstanbul andlaşması
imzalandı.Bundan başka yine 1622 Ağustos’unda Erdel prensi Gabor’un
temsilcisi,Thurn prensi ile İstanbul’a geldiler.Prens,Avusturya ile
münasebetlerinde Divan’dan direktif istiyordu.Ayrıca Budin beylerbeyinin 30,000
askeriyle yardımını istiyor ve Avusturya ile savaşa girmenin de uygun bir zaman
olduğunu ileri sürüyordu.Avusturya ile
Osmanlı Devleti arasında uzun yıllar süren savaş kesilmişti.
Hükümet merkezinin
karşılıklarla dolu olduğu ve kaht-ı ricalin yaşandığı bir ortamda
Avusturyalılar ‘la savaşa girmek akıl karı değildi.Bu bakımdan Erdel Prensi’nin
teklifi değerlendirmeye bile alınmadı.Erdel heyeti İstanbul’dan ayrıldığında
Divan tarafından Avusturya’ya karşı desteklenme vaadi aldı.Bundan hemen sonra
gelen Avusturya heyeti ise Padişah’a
baskı yaparak Erdel Prensi’nin sözlerine kulak asmamasını,böyle bir hareketin
her iki devlet için de iyi olmayacağını anlatmaya çalıştı.Avusturya heyeti bunun yanında Osmanlılar’ın Sitvatoruk
andlaşmasına uymayarak birçok Avusturya kalesinin işgal edildiğini şikayet etti.